"Binanız Karışık Kullanım" Denildiğinde: Yangın Yönetmeliğinde Sınıflandırmanın Gerçek Testi
- 16 saat önce
- 3 dakikada okunur
Türkiye'nin her şehrinde aynı bina tipi vardır: zeminde sokağa açılan dükkânlar, üst katlarda ofisler, bodrumda ortak bir otopark. On binlerce insan böyle binalarda çalışır. Sonra bir gün, bu binalardan birinde işyeri açmak isteyen birine şu söylenir: "Binanız karışık kullanım amaçlı; en ağır tedbirlere tabisiniz." Kimi zaman bu cümle bir keşif sırasında duyulan bir söze, bir görevlinin "başka girişler de var" demesine dayanır. Teknik bir analize değil.
Oysa "karışık kullanım" bir izlenim değil, şartları kanun koyucu tarafından yazılmış bir hukuki nitelendirmedir. Ve şartları, sanıldığından çok daha dardır.
Test giriş sayısı değildir: m.18 ne diyor?
Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik (2007/12937) önce kullanım sınıflarını sayar — konutlar, büro binaları, ticaret amaçlı binalar ve diğerleri (m.8). Karışık kullanımı ise 18. madde düzenler:
"Bir binada iki veya daha fazla kullanım sınıflandırılmasına tabi olacak bölümler var ise ve bu bölümler birbirinden, daha yüksek tehlike sınıfına uygun bir yangın bölmesi ile ayrılamıyor veya iç içe olması sebebiyle ayrı korunma tedbirlerini uygulamak mümkün değil ise, daha yüksek koruma tedbirleri gerektiren sınıflandırmaya ilişkin kurallar bütün bina için uygulanır." (m.18/1)
Maddenin kalbi iki kelimedir: "ayrılamıyor" ve "mümkün değil". Karma rejim, farklı kullanımların yangın bölmesiyle ayrılamadığı binalar içindir. Bölümler ayrılmışsa — ya da ayrılması mümkünse — her bölüm kendi sınıfının kurallarına tabidir. Maddede "giriş sayısı", "kapı adedi", "garaj girişi" diye bir ölçüt yoktur. Sınıflandırma, ancak yangın bölmesi analiziyle, yani projeye bakılarak yapılabilir; bir görevlinin sözlü beyanıyla değil.
Üstelik yönetmelik, nitelendirme tartışmalı kaldığında ne yapılacağını da söyler: "Binaların kullanım sınıfı ile ilgili olarak herhangi bir tereddüt doğduğunda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının değerlendirmesine ve kararına uyulur" (m.8/2). Tereddüt varsa yol bellidir; tek taraflı ve en aleyhte yorum değil, Bakanlık değerlendirmesi.
Zemindeki dükkânlar binayı "ticaret" yapmaz
Altında birkaç dükkân var diye bir ofis binasını bütünüyle ticaret, hatta alışveriş yeri saymak da mevzuata aykırıdır. Ticaret amaçlı binaları tanımlayan 13. maddenin ikinci fıkrası, tam bu bina tipini düşünerek yazılmıştır:
"Esas olarak başka bir kullanım sınıfına giren bir binada bulunan küçük ticaret amaçlı bölümler, binanın esas kullanım sınıflandırmasına ilişkin hükümlere tabi olur." (m.13/2)
Yani esas kullanımı büro olan bir binada zemindeki dükkânlar, binayı ticaret sınıfına çevirmez; kendileri binanın esas sınıfına tabi olur. Ayna hükmü büro tarafında da vardır: başka bir binanın bünyesindeki büro bölümleri ana binanın sınıfına tabidir (m.12/2). Yönetmelik, gerçek hayattaki karma dokuyu bilir ve çözümünü "en ağıra çek" diye değil, "esas kullanıma bak" diye kurar.
Otopark kapısı "bağlantı" değildir: yönetmelik o kapıyı zaten düzenlemiş
Bu binalarda itiraz konusu hep aynıdır: dükkânların alt katlarından otoparka açılan kapılar, otoparka inen asansör. "İşte bağlantı!" denir. Yönetmeliği açalım:
"İki veya daha çok bina tarafından ortak kullanılan duvarlar, kazan dairesi, otopark, ana elektrik dağıtım odaları ... ve benzeri yangın tehlikesi olan kapalı alanların duvarları ve döşemeleri kompartıman duvarı özelliğinde olur." (m.24/2)
Otopark, yönetmeliğin gözünde zaten ayrı bir yangın kompartımanıdır. Dükkânın deposu da, asansör sahanlığı da birbirine değil, bu kompartımana açılır. Peki kompartıman duvarında kapı olabilir mi? Olur — şartıyla:
"Duvarlarda kapı ve sabit ışık penceresi gibi boşluklardan kaçınmak mümkün değil ise, bunların en az yangın duvarının direncinin yarı süresi kadar yangına karşı dayanıklı olması gerekir. Kapıların kendiliğinden kapanması ve duman sızdırmaz özellikte olması mecburidir." (m.25/2)
Asansörün bodruma inmesi de yasak değil, düzenlenmiş bir durumdur: bodrum katlara hizmet veren asansörlere "korunmuş bir koridordan veya bir yangın güvenlik holünden" ulaşılır (m.62/4). Aynı fıkranın 2015'te eklenen cümlesi daha da öğreticidir: otopark önüne lamine cam hol yapılan hâlde dahi yağmurlama sistemi yalnızca "otopark bölümü ve cam" için öngörülür — bina geneli için değil.
Buradan çıkan sonuç sade: bu kapıların niteliği eksikse çözüm, birkaç kapının yangın kapısıyla değiştirilmesi, gerekiyorsa bir hol yapılmasıdır. Yani ıslahtır — binanın sınıfını değiştirip bütününe en ağır rejimi uygulamak değil. "Ayrılabilir ama kapısı standart" bir bina, m.18 anlamında "ayrılamayan" bina değildir. Birini diğerinin yerine koymak, on binlerce liralık bir kapı işini milyonlarca liralık bir tesisat şartına çevirir; orantılılık ilkesi tam da bunu yasaklar.
Ne yapmalı?
Binanız için "karışık kullanım" değerlendirmesi yapıldıysa şunları yazılı olarak isteyin: nitelendirmenin dayanağı (hangi bölümlerin hangi kullanım sınıfına sokulduğu), m.18'deki "ayrılamama" şartının hangi teknik tespite dayandığı ve değerlendirmenin mimari proje üzerinden yapılıp yapılmadığı. Bölümler arasındaki geçişler kompartıman kapılarından ibaretse, m.24/2 ve m.25/2'yi göstererek kapı ıslahı teklif edin; bina yönetiminden tarihli bir taahhütname bu teklifi somutlaştırır. Tereddüt sürerse m.8/2 uyarınca Bakanlık değerlendirmesi talep edilebileceğini hatırlatın.
Yangın güvenliğinde amaç bellidir: can güvenliği. O amaca, binaları kâğıt üzerinde en ağır sınıfa iterek değil, doğru tedbiri doğru yere — o kapıya, o hole, o duvara — koyarak ulaşılır. Yönetmelik böyle diyor; uygulamanın da böyle demesi gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık değildir. Madde metinleri, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik'in (2007/12937) güncel konsolide metninden alınmıştır.



